yarım bıraktığım intihar senaryoları var diz kapaklarımda. cearetim yok mu sanıyorsun? bu kadar budala olamazsın, hatırlayabilirsin ne kadar cesaret dolu olduğumu. ellerini tuttum ben ve yumdum gözlerimi sana gecelerce. dokundum buynundaki bene... kaç iklim geçti üzerinden söyle... şahit oldun tüm bunlara. yapabilirim. inanki başarabilirim bunu... kokum gerçek olmayabilirdi ama sırtında bıraktığım iz orada. kemiklerine işlemiştir ağrım çoktan. lanetim kendime ve sen şimdi sabırsız ırmakların içinde düşünüyorsun uzak denizlere akmayı... kolay mı sanıyorsun ellerini yıkamak o sularda ve kurtulmayı istemek bu cezadan... hayır! sana asla yalan söylemedim. doğru! bulaştım ve birazdan bulandım eskilere. düşün şimdi bir kez daha, her sabah bakarken aynaya ve kurtulmak isterken gözlerinin içindeki adamlardan, benim nerede olduğumu.... telaşlı bir ateşböceği.. kendi sonunu hazırlıyor yanıp sönerken heycanla.... artık hiçbirşey eskisi olmayacak değil mi? umrunda mı sanıyorum? hayır..... biliyorum en az senin kadar herşeyi. yastığında bıraktım kırık saçlarımı... topla tek tek, tel tel beni yatağından ve bırak usulca renksiz sabahlarına. lanet et bana. lanetler yağdır üzerime adıma küfret sonra unut dizlerimi... bunu yapabilirsin... gidebilirsinde o dağın en arkasına. uzak bir köye... hiç olmamış gibi. hiç üflememiş gibi kulağıma. git...